Anasayfa arrow Yazarlar arrow M.Hakkı Zorlu arrow ÖLÜMDEN ÖTEYE YOL YOK PEKİ DURSUNBEY'DEN ÖTEYE ?
ÖLÜMDEN ÖTEYE YOL YOK PEKİ DURSUNBEY'DEN ÖTEYE ? PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 5
Kötüİyi 
Pazartesi, 15 Eylül 2008

Image“Ölümden öteye yol yok.“ derler ya eskiler hani dünyaya, dünya malına düşkünlere bıçak kadar keskin bir nasihat olsun diye. Zihnimde bu güzel cümle dolaşıyor son zamanlarda. Ölümden öteye yol yok! Tabiî ki herkes için muradımız dünya işlerimizin ötesi olmayan yola girdiğimizde bizi rahata erdirmesinden yana fakat aklıma hemen muzip bir soru geliveriyor. Bu soru birlikte yaşadığımız, paylaştığımız memleketimizle yani Dursunbey’le ilgili. Diyorum ki;  bu Dünya için ölümden öteye yol yok âmenna… Peki, Dursunbey’den öteye bir yol var mı acaba?

 

Ne hazindir ki; kendi kendime sorduğum bu muzipçe soru benim çehremde sadece buruk bir tebessümle tezahür ediyor. İlçemizin bu müzmin kaderi her zaman beni kederlendirmiştir.


    Herkesçe bilindiği üzere Dursunbey'in makûs talihinin en çarpıcı  başlıklarından birisi de ülke çapınca ilçemizin yeterince tanınmıyor olmasıdır. Allah’tan, son yıllarda ilçemizde geleneksel olarak düzenlenmeye devam eden Suçıktı Şiir Akşamları etkinliğine ev sahipliği yapıyoruz ki; bu da dışarıda kültürel açıdan hatırı sayılır bir kesim tarafından Dursunbey’imizin tanınmasını sağlıyor. Evet, belki ekonomik olarak çok iyi durumda değiliz ya da trans geçiş özelliği bakımından ilçemizin sahip olduğu konum şu an için çok düşük değerlerde ama Türkiye’de edebiyat ve şiirle ilgilenen elit bir kesimin dağarcıklarındaki yerimizi her geçen yıl sağlamlaştırıyoruz. Sizce neden üstüne basa basa bu konuya değiniyor olabilirim? Ne yazık ki; bugün itibariyle kendimi teselli edecek bir başka husus bulamıyorum. Bu noktada ilçemizin kaderini değiştirecek, ilçemize bugün için tahmin sınırlarımızın dışında katkılar sağlayacak Ankara Yolu’nu düşünmeye başlıyorum. İşte şimdi biraz daha umutla bakıyorum Dursunbey’in yarınlarına…


    Dursunbey,  önümüzdeki aylarda kuş uçmaz kervan geçmez dönemlerini geride bırakmaya hazırlanıyor. Bir 10 yıl sonrasının Dursunbey’i için şimdiden kurgular yapmak yerine, Ankara Yolu’nun henüz faaliyete geçmemiş olduğu şu günlerde birer Dursunbeyli olarak bu yola ne kadar hazırız ya da bu memlekette yaşayan bir fert olarak kendimizi Ankara Yolu'na ne kadar hazırlıyoruz sorularına değinmek istiyorum. Her şeyden önce acaba Ankara Yolu’nun Dursunbey’in kaderini değiştireceğine inanıyor muyuz? Eğer inanmıyorsak; hazır olmak ya da hazırlanmak bir kenara, bütün olarak bu konu hakkında konuşmamız vakit kaybından başka hiçbir işe yaramaz. Ben, yine de herkesin bu konuda benim gibi düşündüğünü varsayıyorum ya da gönlüm öyle olmasından yana…


    Bir bölge için gelişim, beraberinde değişimi de getiren en önemli unsurların başında gelir.- Bazı okurlarımız umarım bu değişimi farklı algılamazlar, zira kastetmeye çalıştığım değişim(!) tamamen ilçemizin, ekonomik durumu ve kalkınmasına yöneliktir.- Değişimle birlikte, ilçemizin bugünkü küçük ve şirin görünümünü belki sadece bu yıllardan kalma fotoğraflardan hatırlayacak ve o günleri özleyeceğiz fakat birçok şeyin farklılığından dolayı da mutluluk duyacağımızdan hiç kuşkunuz olmasın. Fazlasıyla örnek verilebilir ama en basitinden, okuyamayan gençlerimiz kereste fabrikalarında çalışmaya mahkûm olmayacak. Tabiî ki çalışmak çok güzel bir şey ama kişinin istediği işte çalışması ya da istediği işi yapması hepsinden de güzel olsa gerek.


    Dursunbey’den öteye bir yol olması ve bu konuda Dursunbey’imiz için yapılacak türlü türlü tarifler, ilçemizin gelişimine dair hatırı sayılır övgüler yapılması, ya da YSE’nin oralarda muhtemelen yolunu kaybetmiş birinin bir köşede durup yabancı plakalı aracının penceresinden ilk gördüğü kişiye “ Kardeş, burası neresi?” diye  trajikomik bir soru sormaması, yahut yeni bir tanışma esnasında Dursunbeyliyim diye cevap verdiğiniz bir kimsenin durumu kurtarmak adına “Balıkesir’in öyle bir ilçesi de mi vardı?” gibi bir soru sorarak konuyu daha da acıklı bir hale getirmemesi… Sizce güzel olmaz mıydı?

    Son olarak tekrarlamak gerekirse; “Ölümden öteye yol yok.”  Fakat Dursunbey’den öteye ise inşallah(!) çok yakında…

    Sevgiyle kalın!

Son Güncelleme ( Çarşamba, 24 Eylül 2008 )
 

Yorumlar  

 
0 # soner izmirli 2009-04-09 14:47 slm
bilader diline saglık
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
-5 # abuzuttin 2009-04-14 20:30 namık kemal misalı hayal kardeşim o anlattıkların turkıyede kac kısı kıtab okuyor hadı cok kısı okuyor dıyelım pekı bu okurların kacı şiir ile ilgili kıtab okuyor kı hadı sıır ıle ılgılı kıtabta okuyan cok olsun o cok kısının nekadarı dursun koyde bole bır etkınlık oldugunu bılıyorkı ben 33 yasımdaım ve yıllardan berı bu yol muhabbetı bıtmedı belkı bı 33 yıl daha surer neyse hayal kurmakta ıyıdır hayaller gelecegın tasarımlarıdır hıc dusunmemektense en azından hayalı ıse avunmak daha ıyı teşekkurler saygılar Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # aydın demirtaş 2009-07-25 12:35 helal olsun kardeşim çok önemli bi konuya değinmişsin ağzına sağlık Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile


Turhanlar
Yavruvatan
Kıbrıs Genç TV
Havadis Haber
Doctor
Motor Dünyası